Daha Fazla Genel,Haber
Teoman Duralı: Yazının Değiştirilmesi Soykırımdır 9

Teoman Duralı: Yazının Değiştirilmesi Soykırımdır

Şaban Teoman Duralı (Prof. Dr.), Nuriye Çakmak Çelik’in sorularını cevapladı. gzt.com’da yayımlanan röportajda Duralı dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.


“1910’larda 1912’lerde biz felsefe yaratacak bir duruma geldik ondan sonra bütün geçmişimizi havaya uçurduk.” yorumunu yapan duralı “Felsefe konusunda bir türlü sizin arzu ettiğiniz kıvama gelememe sebeplerimizden biri de belki Türkçe bir literatür oluşturmuyor olmamız. Dil devriminin bununla bir ilgisi olabilir mi?” sorusuna cevaben şunları dile getirdi:

“Çok var, olmaz olur mu? Gayet tabii ki var. Ben bunun üzerine kitap da yazmıştım. ‘Felsefe Bilime Ramak Kala’ diye. 1910’larda 1912’lerde biz felsefe yaratacak bir duruma geldik ondan sonra bütün geçmişimizi havaya uçurduk. İnsanda, canlılarda devamlılığı sağlayan genetiktir. Kültürlerde, canlının genetiği yazıdır. Yazıyı değiştirmek bir soykırımdır. Kültür soykırımı. İki türlü soykırım vardır. Bir, biyotik (canlı varlıklar) soykırım vardır. Yani fizik olarak o insanları kesersin bitirirsin. Ama biyotik soykırımda, gene babamın anne tarafı gibi kılıç artıkları çıkıyor. Kültür soykırımı daha etkili bir olay. Onun kılıç artığı yoktur, o topyekun götürüyor. Maneviyatı öldürdünüz mü, o toplumu yatırdınız demektir. Boşta kalır. Şimdi bizde o olay oldu. Yazıyla birlikte dil de değişti. Dilden daha önemli bir şey yok. Çünkü dil aklın dışavurumudur. Dili zengin olan milletler akıllı milletlerdir.”

Röportajın tamamını okumak için: https://www.gzt.com/roportaj/yaziyi-degistirmek-bir-soykirimdir-bizde-de-oyle-oldu-3511261

Röportajın tam kaydını izlemek için:

*

Beşerde Gen Neyse İnsanda Yazı Odur

Duralı daha önce katıldığı bir TV programında “Biz kültür soykırımına uğramış bir milletiz” yorumunu yapmış ve “Türkiye’nin yeniden istiklaline kavuşması yazının değiştirilmesine mi bağlıydı?” sorusunu sormuştu:

“Bunu niye yaptık? Duyarlılık kalmadı. Hafızayı kaybettik. Alzheimer olmuş bir milletiz. Geçmiş unutuldu. Bunun en önemli en önemli müsebbibi yazının katlidir. Peyami Safa’nın müthiş bir lafı var: ‘Millî kütüphanesine girip de tek kelime okuyamadan biricik nesiliz yeryüzünde.’ Düşünün ne devrimler görmüş dünya, Sovyet devrimini görmüş, Çin devrimini görmüş. Hiçbirisinde yazıya dokunmadılar. Niye?”

Programın tam kaydını izlemek için:

*

HAZIRKITA daha önce Duralı’nın 2009’da Küre Yayınları’ndan çıkan “Türkiye’de/Türkçede FELSEFE üzerine konuşmalar” başlıklı kitapta yer alan değerlendirmesini iktibas etmişti:

Bir Cevap Yaz