Daha Fazla Genel,Haber
Siyâsî Bir Alan Olarak Türkiye’de Yayıncılık 38

Siyâsî Bir Alan Olarak Türkiye’de Yayıncılık

 

Mehmet Akif Memmi “Siyasi Bir Alan Olarak Türkiye’de Yayıncılık” başlıklı analizinde(SETA) Türkiye’de yayıncılık sektörünün siyâsî hayatla yakın ilişki içerisinde olduğu fikrini merkeze alıyor.

Analizde “Türkiye’de Yayıncılığın Gelişimi”, “Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı”, “Kitap Satış Zincirleri ve Yayıncılar”, “Kritik Dönemlerde Yayıncılık” ve “Sonuç ve Öneriler” alt başlıkları dâhilinde önemli değerlendirmeler var.

Çalışmada belirli çevrelerin yayıncılık alanında kurdukları hegemonya, Türkiye’nin en büyük kitap fuarı olan İstanbul Kitap Fuarı’nın stant ve onur yazarı politikası tercihleri üzerinden değerlendirmeye tâbi tutulurken yerel kitabevlerinin azalmasıyla birlikte sayıları artan yaygın iki önemli kitap satış zincirinin satış politikaları ele alınıyor. Ayrıca Gezi Parkı Şiddet Eylemleri ve 17-25 Aralık darbe girişiminin yayıncılık piyasasına nasıl yansıdığı basılan kitaplar üzerinden tahlil ediliyor. Bu bağlamda 15 Temmuz’un yayıncılık piyasasına yansımasının üzerinde de duruluyor.

Analizin sonunda yer alan öneriler ise şu şekilde:

Yayıncılık sektöründe bugünkü manzara büyük ölçüde devletin tercihlerinin sonucu ortaya çıkmıştır. Bu noktada devlet düzenleyici tedbirler almaktan çekinmemelidir.

Yayıncılık piyasasında tekellerin oluşması önlenmelidir. Bir kurumun bütün kitap üretim zincirine sahip olması engellenmelidir. Kültür Bakanlığı bu konuda düzenleyici rol oynayabilir.

Yayıncılık alanındaki tekeli ve tek sesliliği bozacak yayıncılar başta Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü ve üniversite kütüphaneleri tarafından desteklenmelidir.

Çoğulculaşmaya yardımcı olacak e-kitap ve bireysel yayıncılık teşvik edilmelidir. Tekelleşmeye alternatifler sunan yeni fuarlar (CNR, Ramazan Kitap ve Kültür fuarları vb.) devlet kurumlarınca desteklenmelidir. Bu fuarlar sayesinde alternatif fikirler kendilerini gösterebilmektedir.

Belediyeler ve diğer kurumlara bağlı kültür merkezlerinde popüler olmayan kitap ve yazarlar için çeşitli etkinlikler düzenlenebilir ve yazarlar davet edilebilir.

Farklı fikirlerdeki büyük sermaye grupları yayıncılık sektörüne girmelidir. Zira İş Bankası ve Yapı Kredi gibi bankaların yayıncılık sektöründeki faaliyetlerinin hem sektörü çeşitlendirdiği hem de kaliteyi artırdığı her zaman dile getirilen bir husustur. Bu noktada muhafazakâr ve dindar sermayedarlara önemli görevler düşmektedir.

Yayıncılık sektörünün daha ileri gitmesi için nitelikli insan kaynağı önemlidir. Özellikle yayınevlerinin üye olduğu birlikler meslek içi eğitimlerle bu konuda öncü rol oynayabilir.

| Analizin tam metnine ulaşmak için tıklayınız. |

 

Haber: Hasan Hüseyin Çağıran

Tagged with: ,

Bir Cevap Yaz