Hüseyin Su’yun Kaleminden: Takvim Yırtıkları 27

Hüseyin Su’yun Kaleminden: Takvim Yırtıkları

 

Hüseyin Su’yun kitapları geçtiğimiz yıllarda Şule Yayınları etiketiyle okurla buluşmuştu.

Su; Yazı ve Yazgı, Aşkın Halleri, Kalemin Yükü, Gülşefdeli Yemeni, Ana Üşümesi, Bir Yağmur Türküsü, Keklik Vurmak, Hikaye Anlatıcısı adlı eserlerinden sonra okurlarının karşısına bir dönemin şâhitliğini içeren üç ciltlik bir toplam ile çıkıyor: “Takvim Yırtıkları”.

Şule Yayınları’nın takdimi şu şekilde:

İnsan, tamiri daha sonra imkânsız virajlar alıyor yanılgılarla. Başı dönüyor. Yalpa yapıyor. Öylece yürüyor uzun süre. Ayakları sürçüyor. Ardında perişan zikzaklar bırakıyor. Bu izleri silmek mümkün mü peki? Takvimden yırttığımız yaprakları gerisin geri yerine yapıştırmanın ne anlamı olabilir ki? Yapıştırabilir miyiz? Onlar birer takvim yırtığı artık. Yaşamak, takvim yırtıklarının arasında gömülüp gitmek gibi bir şey değil mi? Yine de hayatı yaşamakla, yaşadıktan sonra tanımlamak aynı netliği içermiyor. Dilimiz ve düşüncemiz, hayatımızı izliyor.

 

Takvim Yırtıkları, Nuri Pakdil’e ve onun bütün dünyası, davası olan Edebiyat dergisinin son yıllarıyla ardından gelen zorlu senelere ışık tutuyor. Bilinmeyen bir tarih, Hüseyin Su’nun şahitliği ve sözleriyle ilk kez gün yüzüne çıkıyor. Takvim Yırtıkları, bir yandan portre, günce, poetika özelliklerine sahipken diğer yandan eşsiz bir yol haritası.

Haber: Cahid Eroğlu

Bir Cevap Yaz