Utanç Levhası: Bernardo 21

Utanç Levhası: Bernardo

 

Bugün 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü! Ne hoş. Tüketici hakları noktasında her geçen gün ilerlemeler kaydedildiğine yönelik haberler okuyoruz, mevzuatta tüketici lehine yasal gelişmeler yaşandığını duyuyoruz vs. Fakat bu “ilerlemeler”in pratikte karşılığını bulduğu noktasında kaygılarım var. Bu kaygımı gerekçelendirebileceğim bir yığın örneği gazetelerden derlemem mümkün. Ama ben henüz basına yansımamış, “taptaze” bir örnekle durumu izah etmek isterim.

Malumunuzdur, temeli Güner Sözen ve oğulları tarafından 1984’te atılan ve zaman içerisinde değişik atılımlar gerçekleştirerek marka değerini büyüten Bernardo isimli bir şirket var. Sofra tasarımına yönelik olarak yemek ve çatal bıçak takımları ayrıca sofra aksesuarlarında –kendi ifadeleriyle– “hem farklı hem modern tasarım alternatifleriyle seçkin koleksiyonlar”ı satışa sunan bir şirket.

Anlatacağım olay Bernardo’nun Bursa Zafer Plaza’daki şubesinde gerçekleşiyor. Bana gönderilen mektubu ve faturayı (aşağıda) dikkatinize sunuyorum:

29 Aralık 2017’de 2 bin 440 lira tutarında yemek takımını (ve yanında hediye olarak sunulan çatal-bıçak-kaşık setini) nakit ödeme yaparak aldık. Bize o gün, aldığımız ürünün teslimatının en geç iki hafta içerisinde, verdiğimiz adrese yapılacağı bilgisi verildi. O süreç içerisinde sadece aldığımız ürünün “hediye”si olarak sunulan çatal-bıçak-kaşık seti teslim edildi. Gerisi ne mi oldu? Bugün 14 Mart 2018 ve ürün hala elimize ulaşmadı. Evet, kendilerine ödemeyi yaptığımız tarihin üzerinden üç ayı aşkın süre geçmesine rağmen hala ulaşmadı. Bu süre içerisinde yaptığım sayısız telefon görüşmesi ise beni manen yıpratmış durumda. Gerek alış verişi yaptığım Bernardo’nun Bursa’daki şubesindeki çalışanlar gerekse müşteri hizmetleri yardımcı olmak yerine sürekli işi yokuşa sürdüler. Artık ürünü istemiyorum, lütfen paramı iade edin dediğimde de “şubeden yapılan alış verişlerde para iadesi söz konusu değildir” cevabı alıyorum. Bu nasıl iştir? Beni arayıp kargo bu hafta içerisinde tarafınıza ulaştırılacaktır bilgisi verilmesi en hafif tabirle “pişkinlik” değil de nedir? Her halükarda ürünü iade etmek ve paramı geri almak istiyorum. Çünkü bir alışverişte bu kadar aşağılandığımı ve yıprandığımı hatırlamıyorum. Sözde “kurumsal” bir şirket olduğunu ifade eden Bernardo’nun şirket için küçük kabul edilecek bir miktar olan 2 bin 440 lirayı iade etmemek için bu kadar seviyeyi düşürmesine anlam veremiyorum. Mağduriyetim giderilmezse bana bıraktıkları son kapıyı çalacağım: Olayı basın-yayın organlarında duyurup aynı zamanda da söz konusu şirketi mahkemeye vereceğim. Bedeli ne olursa olsun!

*

Evet, ben üzerime düşeni, bana gelen okur mektubunu sizlere ulaştırarak yaptım. Yaptım ki benzeri hatalara düşmeyin. Alışveriş yapacağınız şirketler hakkındaki tüketici yorumlarını dikkate alın. Görünen o ki Bernardo’nun yüzü bu konularda ak değil. Çünkü “şikayet siteleri”nde benzeri birçok eleştirinin yapıldığını görüyorum. (Bakınız…)

*

Bu durumu düzeltmek şirketin elindedir. Bunun yolu nedir? Kulis yapmak, bu gibi yazıları yayından kaldırtmak için güç gösterisinde bulunmak falan değil. Yapılacak şey müşteriyi memnun etmektir. Mağduriyetini gidermektir. Üç kuruşa tamah ederek ticaret yapma politikasından vazgeçmektir. Ticari şirketler bilmelidir ki memnun edilen bir müşteri, rakip şirketlerin en iyi reklam politikalarını dahi ıskartaya çıkarabilecek güçtedir. Tersi de geçerli. Mağdur edilmiş bir müşteri, tabi ki eğer bilinçliyse, yeri göğü inleterek kurumsal kimliğinize ciddi zararlar verebilir. Hani ne derlerdi eskiler: “Müşteri velinimettir!” Bilmem farkında mıyız?

Bu arada… 15 Mart Dünya Tüketiciler Gününüz Kutlu Olsun.

*

Şirket isterse fatura bilgisinden tüketiciye ulaşabilir. Mağduriyetin giderilmesi için tüketiciye yardımcı olmak isteyenlere mail adresini -kendi izni üzerine- veriyorum: merve.siyahi@gmail.com 

Ek: Fatura

 

Bir Cevap Yaz