Salyangozun Niyeti 14

Salyangozun Niyeti

 

Said Maden çevirisiyle 1974’te Cem Yayınevi’nden çıkmış Lorca’nın “Bütün Şiirleri” masamda duruyor. Kitaptaki ilk şiirlerden biri: “Serüven Düşkünü Salyangoz’un Başına Gelenler”.

Salyangozun yolculuğu ilginçtir. İnançlı ve gözüpek salyangoz ev derdini unutarak “yolun sonuna kadar” gitmeye niyetlenir. Bir yerde “hastalıklı ve üzgün” iki dişi kurbağa görür ve aralarında geçen konuşmaya kulak verir.

“Yeni çıkan şarkılar
–diyordu içlerinden
biri– faydasız.” “Evet
dostum, –öbür kurbağa
yaralı ve yarı kör
doğrular berikini–
sanırdım ben gençken
birgün işitse Tanrı
şarkımızı, nasıl da
acırdı. Bildiklerim
–çünkü çok yaşadım ben–
inancımı sarstı da
şarkı söylemiyorum…”

*

Bu mısraları okurken Lorca’nın bir “insanlık halini” çerçevelediğini düşündüm. Benzerlerim gibi, çağının hastalıklarıyla muzdarip biri olarak kendimden insanlık tecrübesine uzanan –veya tam tersi– bir yol gördüm.

Çok değil, üç dört yıl öncesine kadar gözümde kıymet ifade eden fikir “gelenek eleştirisi” üzerine oturmak durumundaydı.  İnancımın kesinlik içeren/isteyen taraflarından çok düşüncelerimin şüpheye davet eden taraflarıyla meşguldüm.

Bugün, hafızamın kuytu köşelerinde unutulmaya terk edilmiş yarım yamalak ezberlerime sarılıyorum. Şüphelerimin açtığı ve beslediği hemen her kapının beni hüsrana hazırladığını fark etmenin acısıyla… Bu farkındalık beni bazı kapılardan dönmeye zorluyor. Tereddütlerimle çıkmaya azmettiğim basamaklardan ezberlerimle inmem gerektiğini anlıyorum.

Bir çeyrek asır yaşadığımı hayretle fark ettiğim bir zamanda, dünümle bugünüm arasındaki makasın bu kadar hızlı açıldığını görmek hayretimi derinleştiriyor.

Altüst olan salyangoz
iç çekip uzaklaşır
kafası sonsuzlukla
karmakarış. “Bu yolun
yok, der, son bulacağı,
belki de yıldızlara
ulaşır gide gide.
Ama bu yavaşlığım
engel olur varmama.
Düşünmeyim bunları.”

*

Düşünmeye yazgılıyım. Yolun sonuna kadar gitmeye azmettiren düşüncelerden arınarak ve telaşa kapılmadan, inancımı pekiştirecek “bilgi” ile şarkılar söylemek istiyorum. Bu da benim niyetim.

Görselde Alfred Kubin’in bir çiziminden yararlanılmıştır.

Hasan Hüseyin Çağıran

27 Aralık 1992’de, İzmir’de doğdu. İlk ve ortaokul eğitimini (Doğanhisar) Cumhuriyet İlkokulu’nda, lise eğitimini (Konya) Özel İsmail Kaya Lisesi’nde, üniversite eğitimini Gazi Üniversitesi’nde aldı. 2014’te Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Metin yazarlığı ve editörlük yapıyor. İlk kitabı Kanımız Yerde Kaldı 2018’de yayımlandı.

Bir Cevap Yaz