Apolitik Görünümlü Ultra İdeolojik “Tuhaf” Duruşlar 36

Apolitik Görünümlü Ultra İdeolojik “Tuhaf” Duruşlar

 

Asım Öz, Kriter dergisinin 16. sayısındaki(Eylül 2017) “Apolitik Görünümlü Ultra İdeolojik ‘Tuhaf’ Duruşlar” başlıklı yazısında Tuhaf dergisi özelinde yeni nesil dergiciliği ele alıyor.

Öz, Tuhaf vb. dergilerin oluşturduğu “yeni zemin”i dergiciliğin tâze umut yaprakları olarak düşünmeyi istese de bunu düşünmenin uygun olmadığını çünkü bu dergilerin öldürücü don gibi diğer dergilerin kökünü kuruttuğunu söylüyor.

Yazıda Tuhaf’ın “devrimci ilmihali yıkıcılık bilimiyle meczeden neo-liberal solun kültürel yatkınlıklarından kırılgan ve eski İslâmcılara uzanan bir yazar ve takipçi ortalaması”na sâhip olduğu vurgulanıyor. Öz, bu çeşitliliğin ünlü fil hikâyesini andıran tanımlama güçlüğüne katkı sunduğunu düşünüyor ve gelmekte olan bir “hâlet-i rûhiye”ye dikkat çekiyor:

Zâten tuhaf kelimesinin köken araştırmasına girildiğinde, hediyelik eşyâ satıcısı mânâsına da gelen tuhafiye sözünün tuhafla akrabalığını yabana atamayacağımızı öğrendim derginin son sayısının ilk yazısından. Dolayısıyla derginin biçim verdiği şeyin ne olduğu üzerine kafa yorarken tuhaf bir melezlikten söz edebileceğimizi düşünüyorum. Elbet bunun için tek tek kelimelere, deyimlere ve cümle yapılarına odaklanmamıza gerek yok. Sadece şunu anımsayalım şimdilik: “Benlerimin toplamından fazlayım elbet. Benlerimin yöneticisi değilim, onlardan biriyim.” Dilde tezgâhlanıp tekrarlanarak dayatılan bir şeyler var. Altını çizerek ifâde etmeliyim ki bu, çağdaş siyâset felsefesinden dindarlık biçimlerine değin, gelmekte olan daha büyük bir hâlet-i rûhiyenin ön habercisidir.

*

“’Bizim’ çelişki gibi gördüğümüz şey bu dergi cenâhı açısından bir erdem olarak görülebilir.” diyen Öz “klişe olacak ama” kaydını düşerek derginin yayın politikası açısında dikkate değer bir noktaya işâret ediyor: “Doğrusu derginin kurumsal olarak bir mârifetmiş gibi neredeyse aynı anda iki farklı şeyi kutlayabilmesi bununla alakalı: Önce Ramazan Bayramı tebriki ardından ‘Onur Yürüyüşü’ desteği, dilin içinden iletileni tespit etmek sadedinde tipik bir göstergedir.”

*

Asım Öz’ün yazısı, Türkiye’nin farklılıklarını kuşatma iddiasını içeren bir söylemle yola koyulan yeni nesil dergi yayıncılığının totaliter bir izâfiyet kültürünün inşâsında nasıl işlev gördüğü husûsunda önemli vurgular içeriyor.

Haber: Hasan Hüseyin Çağıran

Bir Cevap Yaz