Akif Emre’den: Söyleşiler 4

Akif Emre’den: Söyleşiler

Büyüyen Ay Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Mustafa KirenciAkif Emre’nin söyleşilerinin toplandığı kitabı sosyal medya hesabından bir takdim yazısıyla duyurdu.


Akif Emre’nin sorduğu soruların bugün ne kadarının gündemimizde yer aldığının düşünülmeye değer bir husus olduğuna işaret eden Kirenci’nin takdim yazısı şöyle:

Bu dönemin ilk kitabı “Söyleşiler” Rahmetli Âkif Emre’nin 16 söyleşisini bir araya getiriyor: Seyyid Hüseyin Nasr ● Cahit Koytak ● Ataullah Bogdan Kopanski ● Maria Nikolaeva Todorova ● Yusuf İslam ● Âsaf Hüseyin ●Selamet Haşim ● Abdülkadir es-Sûfî ● Burhaneddin Rabbânî ● Gulbeddin Hikmetyar ● Martin Lings ● Hamid Algar ● Ali Mazrûi ● Turgut Cansever ● Gazi Hüseyin Ahmed ● Roger Garaudy

Söyleşiler, Âkif Emre’nin Çizgisiz Defter’den sonra yayımlamak istediği bir kitaptı. Müstağrip Aydınlar Yüzyılı ismiyle yayımladığımız çalışmasına öncelik verince Söyleşiler’in yayımlanması bu günlere geldi. Söyleşiler, 1992-1997 yılları arasında dergi ve gazetelerde tefrika edilmiş Akif Emre’nin 16 kişiyle yaptığı röportajları kronolojik olarak bir araya getiriyor. Bu söyleşiler yaklaşık 2000 yılına kadar gündemde olan, tartışılan fikirleri, cevap aranan soruları, duyuş ve düşünüşleri sunması açısından önemli.

Kimi düşünür; kimi tarih, siyaset bilimi ve siyaset sosyolojisi, İslâm kültürü ve edebiyatı çalışmalarıyla dikkatleri çekmiş, konularında eserler kaleme almış akademisyen; kimi siyasi-direniş lideri olarak bir dönemin simge isimleri olmuş; kimi de mutasavvıf, müzisyen, şair ve mimar. Bu kişilerden bir kısmını gerek entelektüel vasıflarıyla gerekse sufi/irfani kimlikleriyle okuyucularımızın eserlerinden tanıdığı kişiler. Bir kısmı da yeni kuşakların ilk defa karşılaşacakları isimler.

Polonya, Bulgaristan, İngiltere, Pakistan, Fransa, Afganistan, İran, Filipinler/Moro, Kenya, Sudan ve Türk asıllı portrelerin yer aldığı Söyleşiler bir yandan söz konusu kişilerin düşüncelerini entelektüel ve siyasi portrelerini tanıtırken, bir yandan da gazeteci Âkif Emre portresini de bize sunmakta. Sorduğu sorular, hem onun cevap aradığı konuların bir işareti, hem de zihni arayışlarının, içinde taşıyıp hissettiği duyarlılık alanlarının, sahip olduğu ufkun bir göstergesi olarak okunmalıdır. Aynı zamanda sorduğu soruları, bugün hâlâ cevaplayamamış olmak bir tarafa; halen bu sorulardan ne kadarı zihniyet dünyamızda ve fikren gündemimizde yer almaktadır, ayrı bir soru olarak düşünülmeye değer.

Bir Cevap Yaz