Abdurrahman Arslan Yaşıyor! 42

Abdurrahman Arslan Yaşıyor!

Abdurrahman Arslan vicdanlı, ahlâklı, kıymetli bir fikir adamı. Hüseyin Atlansoy’un tâbiri ile “omurga dikkati”ne sahip bir düşünce ehli. Söyleşilerinin kitaplaşmasını heyecanla karşılıyoruz.

Söyleşilerinin derlenmesi, tasnif edilmesi ve okuyucularla buluşmasında Asım Öz’ün gayretleri takdire değer.

Beyan Yayınları’na titiz yayıncılığı, Asım Öz’e değerli emekleri için teşekkürü borç biliyoruz.

 

NEHRİ GEÇERKEN | BEYAN YAYINLARI | 2010

 yayına hazırlayan: Asım Öz

Nehri Geçerken, Müslümanların bugün içinde bulundukları temel meseleleri tartışmakta, yol göstermektedir. Özellikle küreselleştirilen dünyada büyük sorunlarla karşılaşan Müslümanların hangi konuma yerleşecekleri ve kendilerini ne şekilde ifade edecekleri de ayrı bir önem taşımaktadır. Yazılarında Müslüman kimliği taşıyanlara önemli ipuçları veren Arslan, yirmi birinci yüzyılda hayatı pazar ekonomisine dönüştüren neo-liberal ideolojinin tahlil edilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir. İslâm, modernlik, sekülerlik, postmodernite, iktidar ve akıl konuları üzerine yaptığı çalışmalarla öne çıkan Abdurrahman Arslan, yayımlanan kitaplarının yanında söyleşi ve soruşturmalara verdiği cevaplarda da aynı entelektüel derinliğe sahip bir düşünür olarak ön plana çıkmaktadır

 

 

 

KIBLEYİ KAYBETTİREN DÖNÜŞÜM | BEYAN YAYINLARI | 2016

 yayına hazırlayan: Asım Öz

Kıbleyi Kaybettiren Dönüşüm, kamusal alanda tek boyutlu olarak ele alınan meseleleri eleştirel bir perspektifle ortaya koymaya çalışan söyleşilerden oluşuyor. Abdurrahman Arslan, Türkiye’de 1960 sonrasındaki İslâmî taleplerin neler içerdiğini, buna karşı gösterilen reaksiyonun toplumsal, siyasal, ideolojik ve iktisadi kökenlerini Osmanlı modernleşmesini ihmal etmeksizin ele alıyor. O günlerden 1980’lere, ardından 1990’lara ve 2002 sonrasına geçilirken nelerin değiştiğini, nelerin değişmiş gibi göründüğünü, nelerin değişmesi gerektiğini kritik bir bakışla gözler önüne seriyor. Önemli toplumsal ve siyasi olayların ışığında İslâmcı düşünce ve siyaset dünyasının bir panoramasını sunuyor. Ayrıca İslâmcı entelektüellerin siyaset, iktidar, eğitim, ekonomi, yoksulluk,  adalet ve toplumsal yapı gibi hayati konulardaki fikirlerini sorguluyor.
Kıbleyi Kaybettiren Dönüşüm, Müslümanca düşünmeyi ön planda tutan bir entelektüelin, Türkiye’nin ve İslâm dünyasının yakın ve uzak tarihinde vuku bulan gelişmeleri nasıl anlamlandırdığını göstermektedir.

 

 

DÜNYAYA MÜSLÜMANCA BAKMAK |  BEYAN YAYINLARI | 2016

 yayına hazırlayan: Asım Öz

Dünyaya Müslümanca Bakmak, yaşadığımız tarihsel süreçte geçerli olduğu varsayılan entelektüel tartışmalara, bir dizi soru ve cevap ile katkıda bulunuyor. Dünyadaki ve Türkiye’deki gelişmelerin tek boyutlu ele alınışını radikal bir perspektifle aşındırmayı deneyen yazar, bu kitabında modernlik, liberalizm, muhafazakarlık, İslâmcılık,  dünyevileşme, ahlak, edep, anlam arayışı, İslâm düşüncesi, neoliberalizm, ulus devlet ve daha birçok kavramsal aleti kullanarak hakim entelektüel iktidarların söylemlerini tartışarak ilerliyor. Var olan dünya üzerine alternatif kavramsallaştırmalar yapmak suretiyle münakaşaya giriyor, böylelikle yaşanan krizin çok boyutluluğunu göstermeyi deniyor.
Abdurrahman Arslan, uzun yıllar boyunca kaynak olma görevi üstlenecek bu kitaptaki metinlerinde, günümüz dünyasında hakim olan fikri, siyasi ve sosyal kavramlar üzerinden bir tartışma yürüterek, bizi günümüz dünyasının temelleri hakkında yeniden düşünmeye çağırıyor; üstelik bu düşünme eyleminin sürekli yenilenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

 

 

KALBİN AKLETMESİ | BEYAN YAYINLARI | 2017

 yayına hazırlayan: Asım Öz

Kalbin Akletmesi, Abdurrahman Arslan’ın düşünce meseleleri yanında, günümüzde de farklı şekillerde ele alınmaya devam eden âlim ve düşünürler üzerine kanaatlerini içeriyor.  Söyleşiler, peşin peşin doğruluğu kabul edilen kavramlarla, kanılarla değil, sorgulayarak ilerliyor. Haliyle kitapta yer alan metinler daha ziyade yerleşik kanaatleri sorgulayan muhtasar bir düşünce tarihi kritiği olarak bir ufuk çiziyor.

Düşüncenin geçmişi ve bugünü yanında istikbali üzerine odaklanan kitabın hedefi, İslâm düşüncesinden Batı düşüncesine, tasavvuftan modern dönemde tasavvufa, entelektüel geleneğimizin temsil gücü yüksek isimlerinden Gazzâlî’den İslâm düşüncesinin Batıya etkisine, çağdaş İslâm düşüncesinden Fazlur Rahman’a İslâm düşüncesinin genel bir seyrini vermektir. İslâm düşüncesinin parlak döneminde din ile felsefe arasındaki gerilimle Grek tarzı felsefe yapma biçiminin tek boyutluluğunu irdeleyen kitapta, İslâmcılık ve çağdaş İslâm siyaset düşüncesinin muktesabatının derinlikli/eleştirel bir değerlendirmesi de tartışmaya dâhil ediliyor.

Kalbin Akletmesi, günümüzde Müslümanların kendilerini kökleri pozitivist anlayışa dayanan fikri kalıptan yeterince kararlı biçimde sıyırarak usul ve esasa bağlı olarak özgün bir düşünme biçimi geliştirmelerinin nasıl mümkün kılınabileceğini araştırıyor.

 


ÖNCESİ:

MODERN DÜNYADA MÜSLÜMANLAR | İLETİŞİM YAYINLARI | 2000

Özellikle 20. Yüzyılın bitişine yakın modern dünyanın yaşamakta olduğu kırılma ve dönüşüm süreci, Müslümanlar açısından da bir dönüm noktasına işaret etmekteydi. İslamcı düşüncenin entelektüel olduğu kadar, siyasi kökleriyle ilgili değişiklikler doğurabilecek tartışmalar, Müslümanlar’ı iki tercihle yüzyüze bıraktı.
Ya modernitenin öngördüğü süreçlere-ilerleme, bireycilik, demokrasi, liberalizm, sivil toplum, tüketim vb…katılarak, ona yeni bir “ruh” verilecek ya da kendi “teorik” temellerine yaslanarak, için kapanmadan ve daha önemlisi anti olmak için “anti” olmadan, öncelikle bir hayat tarzı olarak kendini görünür kılmanın ve korumanın imkan ve çıkış yolları aranacaktır.
Abdurrahman Arslan, kitapta yer alan yazılarda Müslümanlar’ın modernite ile düşünce/hayat düzleminde kurmuş oldukları bu ilişki ya da “sorunlu diyalog” tan hareket ederek, İslamcı düşüncenin modernite karşısındaki kabulleri ve ona ilişkinin stratejisinin tahliline çalışmaktadır.

 

 

 SABRA DAVET EDEN HAKİKAT | PINAR YAYINLARI | 2009

Günümüz dünyasının hakikat noktasında yaşamakta olduğu kırılma ve dönüşüm süreci Müslümanlar açısından da önem arz etmektedir. Özellikle küreselleştirilen dünyada büyük sorunlarla karşılaşan Müslümanların hangi konuma yerleşecekleri ve kendi-lerini ne şekilde ifade edecekleri de ayrı bir önem taşıyor. Abdur-rahman Arslan Sabra Davet Eden Hakikat kitabında yer alan ya-zılarında İslâmcılığın temel meselelerinden yirmi birinci yüzyılda hayatı pazar ekonomisine dönüştüren neoliberal zihniyete değin pek çok konuya dair çarpıcı bir bakış sunuyor.

Arslan, önce modernizmden postmodernizme geçişin nasıl gerçekleştiği meselesini ele alıyor. Ardından aydınlanma düşün-cesi ile pozitivizmin hakikat anlayışını temellendiren ilerlemeci anlayışa indirgenmiş katı hakikat anlayışının Batı dışı toplumlar-daki tezahürlerini irdeliyor. Kitaptaki yazılar dini olanı hayatın dışına çıkarmaya çalışan seküler telakkiler noktasında derin bir kavrayış sağlıyor. Dahası aydınlanmanın teknoloji ve ilerleme te-melli katılığı karşısında bir eleştiri imkânı olarak gündeme gelen postmodernliğin ve uzantısı neoliberalizmin hakikat anlayışının tehlikelerinin kavranması gerektiğini öne sürüyor. Yazar, bu yeni düşünce tarzının modernizmin katı dışlayıcılığının aksine dini olana alan açtığını fakat onu kendi izafi hakikat anlayışı içerisinde dönüştürdüğünü vurguluyor.

Değerli, anlamlı ve güçlü argümanlarıyla öne çıkan Sabra Davet Eden Hakikat, sadece geçmişi değil yaşanan zamanı anlamak için de bir fırsat niteliğinde.

 

kitapları satın almak için tıklayınız

Haber: Hasan Hüseyin Çağıran

Bir Cevap Yaz